Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Memet Akbal, Covid 19 hastaları için mücadele eden ve büyük başarı elde eden sağlık çalışanlarının hastalanma riskleri dışında şiddete uğrama korkusu taşımalarının kabul edilemeyeceğini söyledi. Akbal, halktan yana kamusal sağlık sisteminin sağlıkta şiddeti azaltarak ortadan kaldıracağına inandıklarını söyledi.
Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Memet Akbal, sağlıkta şiddetin artarak sürdüğünü açıkladı. Kendilerinin ve ailelerinin sağlığını riske atarak ölümcül bir salgınla mücadele ederken bazı yöneticilerin, hasta ve hasta yakınları tarafından şiddete uğramak veya uğrama korkusu yaşamak istemediklerini söyledi. “En önemlisi şiddet öğreniliyor” diyen Dr. Akbal şunları söyledi:
“SAĞLIKTA ŞİDDET ARTARAK SÜRÜYOR”
“Şiddet bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesi ya da acı çekmesi ile sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini içeren her türlü tutum ve davranıştır. Şiddet toplumsal bir olgudur, şiddet uygulanmasının temelinde insanın iki ana dürtüsünden biri olan saldırganlık dürtüsü vardır.
“ŞİDDET UYGULAYANIN ÖZGÜVENİ YOKTUR”
Şiddet öfkenin kontrol edilmesindeki bozukluk sonucu ortaya çıkar ve kişisel zayıflığın bir belirtisidir. Şiddet uygulayan kişinin özgüveni yoktur. En önemlisi şiddet öğrenilmektedir. Şiddet sosyal öğrenme yolu ile öğrenildiği için son yıllarda aile içi şiddette olduğu gibi sağlıkta şiddet de artarak sürüyor. Toplumda şiddet kabul gördükçe ve toplumsal olarak kişilerin egosu yükseldikçe şiddet artıyor. Sağlıkta şiddette bu doğrultuda ancak yönetenlerin engelleyici olmayan neredeyse özendirici etkisi ile artarak sürüyor.
“ÖNLEYİCİ, CAYDIRICILIĞI YÜKSEK YASA BİR TÜRLÜ ÇIKARTILMADI”
Yıllardan beri çıkarılması için Türk Tabipleri Birliği ve sağlık meslek örgütlerinin çaba gösterdiği sağlıkta şiddeti önleyici, caydırıcılığı yüksek bir yasa bir türlü çıkartılmadı. Son yapılan yasal düzenleme bir ileri adım olmakla birlikte beklentimizi tam olarak karşılamıyor. Yaşananlar göstermektedir ki yasal düzenlemenin yanında başta sağlık sistemini belirleyen siyasal iktidar olmak üzere yönetenler şiddetin engellenmesi konusunda kararlı olmadığı sürece şiddet artmaya devam edecek. Çünkü şiddeti uygulayanlar hekimin ve sağlık çalışanının bilgi ve yetkisi üzerinde söz sahibi olmak, bunu kendi istekleri doğrultusunda sürdürmek istemektedirler. Şiddeti uygulayanlar aslında sağlık sistemini hedef almakta ancak onun görünen, gösterilen yüzü olarak çalışanlara saldırmaktadır.
“SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM ŞİDDETİN ARTMASINDA TEMEL ETKENLERDEN”
Ülkemizde uygulanmakta olan sağlıkta dönüşüm şiddetin artmasındaki temel etkenlerden biridir. Sağlıkta dönüşüm ile ortaya çıkan kışkırtılmış sağlık talebinin hasta veya yakınını doyurucu olarak karşılanamaması, kurumun fiziksel veya donanımsal olarak yaratılan yüksek beklentiyi karşılanamaması, müşteri memnuniyeti olarak ortaya atılan ve sağlığın ticarileşmesinin kavramsal karşılığı olan memnuniyetin yeterli olarak sağlanamaması şiddeti artırıyor.
Mesleki değersizleştirme ve itibarsızlaştırmanın yönetenler tarafından sistemli olarak sürdürülmesi, performans uygulamalarının sağlık hizmet sunumu üzerine yaptığı olumsuz etkiler ve tüm bunlara ek olarak niteliksiz tıp eğitimi ve sonucunda niteliksiz sağlık hizmet sunumu sağlıkta şiddeti artıran diğer etkenlerdir. Yönetenler tüm bu olumsuzlukları ortadan kaldırmadığı sürece yasal düzenlemeler bir yere kadar etkili olabilirler. Ancak şiddeti tam olarak ortadan kaldıramaz.
Pandemi sürecinde Covid 19 hastaları için mücadele eden ve büyük başarı elde eden sağlık çalışanlarının hastalanma riskleri dışında şiddete uğrama korkusu taşımaları kabul edilemez.
“ŞİDDETİ SONLANDIRMAK İÇİN MÜCADELEYE DEVAM”
Bizler kendimiz ve ailelerimizin sağlığını riske atarak ölümcül bir salgınla mücadele ederken bazı yöneticiler, hasta ve hasta yakınları tarafından şiddete uğramak veya uğrama korkusu yaşamak istemiyoruz. Pandemi ile nasıl mücadele ediyorsak sağlıkta şiddeti sonlandırmak için de mücadeleye devam edeceğiz.
“SORUMLU SİSTEMİ OLUŞTURAN VE UYGULATANLARDIR”
Ticari kaygı taşıyan, kamusallıktan yoksun bir sağlık sisteminin gerek sağlık çalışanlarına gerekse de hasta ve yakınlarına yaşattığı olumsuzlukların sorumlusu sağlık sistemini oluşturan ve uygulatanlardır. Halktan yana kamusal bir sağlık sisteminin sağlıkta şiddeti azaltarak ortadan kaldıracağına inanıyor, tüm insanlarımızın hiçbir engel ve koşul olmaksızın en üst düzeyde nitelikli bir sağlık hizmeti almasını istiyoruz.” dedi.
