Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Çeltiğin Sorunları Masaya Yatırıldı

İpsala Ticaret Borsası ev sahipliğinde her yıl çeltik hasadı döneminde

İpsala Ticaret Borsası ev sahipliğinde her yıl çeltik hasadı döneminde gerçekleştirilen geleneksel çeltik toplantısında, TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) Genel Müdürlüğü yetkilileri, Oda ve Borsa başkanları, Çeltik Üreticileri Birliği başkanları ile sanayiciler ve üreticiler bir araya gelerek, çeltiği masaya yatırdılar.

Uzunköprü Ziraat Odasını temsilen Yönetim Kurulu Üyesi Özcan KAYALI’nın katıldığı toplantıya TMO Genel Müdür Yardımcısı Cihan Soyalp, beraberinde; TMO Genel Müdürlüğü yetkilileri, İpsala Kaymakamı Ali Uysal, İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman, TMO Edirne Şube Müdürü İbrahim Duman, İpsala TMO Ajans Müdürü Hilmi Narcu, İpsala Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Girgin, İpsala Ticaret Borsası Meclis Başkanı Necati Görür, Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, Keşan TMO Ajans Amiri Ali Gücüyener, İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan, bölge ziraat odası başkanları, İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Sedat Balcılar, Edirne Çeltik Araştırma Enstitüsü Dr. Halil Sürek, Hamzadere Sulama Birliği Başkanı Seçkin Şimşek, Edirne Köy Koop Başkanı Ahmet Erken, Pirinç Değirmencileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Kocaman, sanayiciler ve bölgenin önde gelen çeltik üreticileri katıldı.
Uzunköprü Çeltik Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Öner de şöyle konuştu: “İnsanların bugünkü konumda kafasındaki en büyük soru ‘çeltik fiyatları düşecek mi düşmeyecek mi? Ben geçmiş yıllara bir bakmak istiyorum. 28 Eylül 2007 tarihinde gazetede çıkan bir beyanatta, çeltik 67 ile 65 kuruş ama 68 yapmıyor. Osmancık 4 lira 25 kuruş, baldo ise 5 lira 50 kuruştu. Bugünkü pirinç fiyatlarına bakıldığında market fiyatları hemen hemen aynı. Ben 5 liraya Osmancık pirincinin satıldığını görmedim. 10 yıl önce bu insanlar pirinci bu fiyata satarken para kazanıyorlardı şimdi de aynı paraya satarak para kazanıyorlar. Türkiye’deki enflasyonun bununla ne uzaktan ne de yakından alakası yok. Enflasyon Türkiye’de yüzde 15’in altında da değil. Biz 2000 yılında 200 ton çeltiğe bir biçerdöver alırken, 2017 yılında ise 700 ya da 750 ton çeltik satarsak bir biçerdöver alabiliriz. Bu aradaki fark ne olacak. Biçerdöver alamayacaksın, traktörün iyisini alamayacaksın ama devlet olarak üretimin sürdürebilir olmasını istiyoruz. Uzunköprü’nün en son köyü yani sadece benim köyüm çeltik ekiyor. Hepsi kooperatifleşmiş, zamanla çok iyi üretimler yapmışlar fakat fiyatlardan dolayı üretimi bırakmışlar. Çoğu köyler 5 yıldır çeltik ekmiyor. Çeltiğin yüzde 80’ni Şubat ayına kadar satılacak. Zaten bunun yüzde 80’ni borç. Şubat ayında sadece birkaç fabrikacının elinde çeltik kalacak. Bunun için böyle bir tereddüt olmasın. Fiyatların aşağıya gelmesinde ne TMO yönünden, ne fabrikacılar yönünden ne de üreticiler yönünden hiçbir neden yok. Eğer aşağı gelirse kendi kendimizin ayağına kurşun sıkmış oluruz, üretimde darbe olur. Bir ülkede döviz artıyorsa, petrol artıyorsa, elektrik enerjisi artıyorsa, demir fiyatları artıyorsa, tarım onun yanında bir hiçtir. Tarım olmazsa hayat olmaz. Ancak tarımın sürdürülebilir olması için bu fiyatlar makuldür ve TMO’nun buna müdahale etmesine gerek yoktur. Sanayiciler de daha aşağıda bir fiyatta çeltik istemesinler. Çünkü üretici borcunu ödeyemez.”
Uzunköprü Çeltik Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Öner de şöyle konuştu: “İnsanların bugünkü konumda kafasındaki en büyük soru ‘çeltik fiyatları düşecek mi düşmeyecek mi? Ben geçmiş yıllara bir bakmak istiyorum. 28 Eylül 2007 tarihinde gazetede çıkan bir beyanatta, çeltik 67 ile 65 kuruş ama 68 yapmıyor. Osmancık 4 lira 25 kuruş, baldo ise 5 lira 50 kuruştu. Bugünkü pirinç fiyatlarına bakıldığında market fiyatları hemen hemen aynı. Ben 5 liraya Osmancık pirincinin satıldığını görmedim. 10 yıl önce bu insanlar pirinci bu fiyata satarken para kazanıyorlardı şimdi de aynı paraya satarak para kazanıyorlar. Türkiye’deki enflasyonun bununla ne uzaktan ne de yakından alakası yok. Enflasyon Türkiye’de yüzde 15’in altında da değil. Biz 2000 yılında 200 ton çeltiğe bir biçerdöver alırken, 2017 yılında ise 700 ya da 750 ton çeltik satarsak bir biçerdöver alabiliriz. Bu aradaki fark ne olacak. Biçerdöver alamayacaksın, traktörün iyisini alamayacaksın ama devlet olarak üretimin sürdürebilir olmasını istiyoruz. Uzunköprü’nün en son köyü yani sadece benim köyüm çeltik ekiyor. Hepsi kooperatifleşmiş, zamanla çok iyi üretimler yapmışlar fakat fiyatlardan dolayı üretimi bırakmışlar. Çoğu köyler 5 yıldır çeltik ekmiyor. Çeltiğin yüzde 80’ni Şubat ayına kadar satılacak. Zaten bunun yüzde 80’ni borç. Şubat ayında sadece birkaç fabrikacının elinde çeltik kalacak. Bunun için böyle bir tereddüt olmasın. Fiyatların aşağıya gelmesinde ne TMO yönünden, ne fabrikacılar yönünden ne de üreticiler yönünden hiçbir neden yok. Eğer aşağı gelirse kendi kendimizin ayağına kurşun sıkmış oluruz, üretimde darbe olur. Bir ülkede döviz artıyorsa, petrol artıyorsa, elektrik enerjisi artıyorsa, demir fiyatları artıyorsa, tarım onun yanında bir hiçtir. Tarım olmazsa hayat olmaz. Ancak tarımın sürdürülebilir olması için bu fiyatlar makuldür ve TMO’nun buna müdahale etmesine gerek yoktur. Sanayiciler de daha aşağıda bir fiyatta çeltik istemesinler. Çünkü üretici borcunu ödeyemez.”