- Fotoğraf Sanatçısı Ali Çıtak’ın “Bülbül Ormanı Güzellikleri” isimli fotoğraf sergisinde Belediye Başkanı, CHP ve İyi Parti ilçe başkanları yaptıkları konuşmada AK Parti’ye yüklendiler….
Hasanpınar köyü yolu üzerindeki Bülbül Koruluğu ve Dallık etkinlik bölgesini kapsayan alandaki meşe ağaçlarının kesilip özel ağaçlandırma adı altında Cevizlik, bademlik gibi kullanmak istendiğinin gündeme gelmesi sonrasında Uzunköprü halkının gösterdiği tepki büyümeye devam ediyor.
Bülbül ormanının bir bütün olarak korunması, özel ağaçlandırma sahası olmaması için ilçemizdeki 23 kuruluşun imzaladığı itiraz dilekçesinin Kent Konseyi vasıtasıyla verilmesinin ardından, 16 Şubat Pazartesi günü Fotoğraf Sanatçısı Ali Çıtak’ın; “Bülbül Ormanı ‘nın Güzellikleri” isimli fotoğraf sergisi açıldı.
Bülbül ormanının özel şirketlere kiralanmasına dikkat çekmek için Uzunköprü Belediyesi İş Merkezinde açılan fotoğraf sergisine konuşmacılar damga vurdu.
Sergide sırasıyla Ali Çıtak, Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan, CHP İlçe Başkanı Muammer Çetiner, İyi Parti İlçe Başkanı İbrahim Erkal ve Kent Konseyi Başkanı Memet Akbal özel ağaçlandırma programına dahil edilen Bülbül Ormanına dair açıklmalarda bulundu.
ALİ ÇITAK; “BURAYI YOK ETMEK BÜYÜK KAYIP OLUR.”
Sergide ilk konuşan isim fotoğraf sergisini açan Ali Çıtak oldu. Çıtak konuşmasında bu yerin kaybedilmesinin büyük bir kayıp olacağını ifade ederek;
“Uzunköprü kurulduğu zaman 1430 yıllarda tüm olarak meşe ormanları ile kaplıydı. Burası gerçekten zenginliklerle dolu. Bu zenginlikleri gelecek nesilleri iletmek bizim görevimiz. Biz bu zenginliklere sahip çıkmak zorundayız. Bu konuda fotoğraflardan oluşan bir kitap çalışması yapmalıyız” dedi.
BAŞKAN BECAN; “ŞİRKETLERE VERİLMESİNE RAZI DEĞİLİZ”
Ali Çıtak’ın konuşmasının ardından bu alanın Özel Ağaçlandırma yapılmasına ilk baştan beridir karşı çıktıklarını belirten Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan, bu zamana kadar yaşanan süreci detayları ile paylaştı.
Başkan Becan konuşmasının başında
“Bugün burada Uzunköprü’müzün önemli değerli Ali Çıtak, hocamızın “Bülbül Orman’nın Güzellikleri” isimli sergisinde sizlerle birlikte olmaktan son derece mutluyum.Aynı zamanda bir süredir kamuoyundan takip ettiğiniz üzere; bizim için tarihi, kültürel ve sosyal önemi çok büyük olan Bülbül Ormanı’mızın neredeyse tamamının “Özel Ağaçlandırma” adı altında birkaç şirkete verilmesine razı olmadığımızı bir kez daha ifade etmek için burada bulunuyoruz.Ben konuşmamın başında hem süreci hem de sürecin hukuki boyutunu kısaca özetlemeye çalışacağım.”dedi.
“TUTANAĞA GÖRE BU ALANIN SAHİBİ UZUNKÖPRÜ HALKIDIR”
Açıklamalarında kadostra örneklerindeki veriler paylaşarak devam eden Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan; “
“17.12.2020 tarihinde Orman İşletme Müdürlüğü’nden Belediyemize bir yazı geliyor. Bu yazıda bize Mescit Mahalle sınırları içinde yer alan ekte koordinat listeleri bulunan alanlarda özel ağaçlandırma/özel imar ihya müracaatları bulunduğunu ve ilgili alanların Belediyemizce yapılan uygulama imar planları içerisinde kalıp kalmadığı soruluyor. Bülbül Ormanı demiyor, bu alanların özel ağaçlandırmaya konu edilmesine rızanız var mı demiyor. Bu alanın Uzunköprülüler için öneminden öylesine habersizler ki, kararlarını vermişler biz başvuranlara bu alanı vereceğiz uygulama imar planlarının içinde mi diye soruyorlar. Yangın mal kaçırır gibi. Bir telaşları var.
Biz Uzunköprü Belediyesi olarak Orman İşletme Müdürlüğü ile yaptığımız sözlü görüşmeler devam ederken bu konuyu muhtarlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve Kent Konseyi ile paylaştık. İlave olarak 05.01.2021 ve 28.01.2021 tarihlerinde bu alanda Dallık adıyla öteden beri sosyal etkinliğin gerçekleştiğini ve Uzunköprülüler için önemimin çok büyük olduğunu ve bu alanın “Özel Ağaçlandırmaya” konu edilmemesi gerektiğini yazılı olarak da ilettik.
Değerli katılımcılar, bu alan 9 bin dönümlük bir alan. Bizim mücavir alanımızda ve mücavir alanımız dışında da bir alan var. Kırkkavak, Hasanpınar, Dereköy, Kavacık ve Uzunköprü’müz ile sarılmış kocaman bir Orman.
Bülbül Ormanı, yasal olarak 1978 yılında yapılan Kadastro tespitlerinde “Tescil Harici” bırakılmış yani mülkiyete konu edilmemiştir yani hukuken orta malı tanımlayabiliriz.
Kadastro tutanaklarındaki ifadeyi de aynen okuyorum; “İş bu taşınmaz kadimden beri Uzunköprü Halkının hayvanlarının otlakıyesi olarak kullandığı, diğer ağaçlık kısmın ise mesire yeri olarak kullanılageldiği yapılan tahkikat ile anlaşıldığından tescil dışı bırakılmak üzere tespiti Uzunköprü Belediyesi adına yapılarak kamuoyuna sunuldu” diyor tutanak. Bu alanın net olarak orta malı olduğu ifade edilen tutanağa göre bu alanın sahibi de kadimden beri Uzunköprü halkıdır.Kamuoyunda Bülbül Ormanı’nın Uzunköprü Belediyesi’ne tescil edildiği söylenmektedir. Bu açıklamalarımdan anlaşılacağı üzere bu tamamen yanlış bir söylemdir. Sadece tespit yapılıp, tescil harici bırakılmıştır.
“BİZE SUNULAN BİR TEKLİF YOK”
Son günlerde yerel muhalefet partisinden şöyle söylemler duyuyoruz; efendim Orman İşletme Belediyeye Bülbül Korusunu almasını teklif etmiş Belediye almamış. Akıl var izan var, yıllardır Çamlık alanını dahi talep edip alamayan Belediyeye Bülbül Korusu verilecek ve Belediye reddedecek. Böyle bir teklifin olmadığını da açıkça söylemek isterim. Yalan üzerine kurulmuş bu siyaset tarzını hep reddettim reddetmeye de devam edeceğim. Mecliste Bülbül Ormanı “Özel Ağaçlandırmaya” konu edilmesin diye el kaldırıp sonra yahu zaten Belediyeye teklif edilmiş alsaydılar diye Uzunköprü insanının gözünün içine bakarak yalan söylemek samimiyetsizlikten başka bir şey değildir. Ayrıca 09.10.2003 tarihinde resmi gazetede yayımlanan Ağaçlandırma yönetmeliğinin 11. Maddesine göre “Özel Ağaçlandırma” başvurusu olduğunda Orman İşletme Müdürlüğü Belediye Mücavir alanındaysa Belediyeye köy sınırları içerisindeyse köy tüzel kişiliğine böyle bir başvuru olduğunu ve önceliğin Belediyede veya köy tüzel kişiliğinde olduğunu bildirmek zorundadır. Şöyle ki; “Özel Ağaçlandırma” için başvuran gerçek ve tüzel kişiler var ama almak istersen öncelik senin demek durumundadır.
Tabii ki bazı hesaplara uymayan bu yönetmelik 2009 ve 2019 yıllarında değişikliğe uğruyor. 2009 yılında yapılan yönetmelik değişikliği ile Belediyelere ve köy tüzel kişiliklerine tanınan öncelik kaldırılmış bu imkan Belediyelerin elinden alınmıştır. Tamamen gerçek ve tüzel kişilere serbestlik sağlamıştır. Bu değişiklik ile “Özel Ağaçlandırma” için yapılacak alan tahsis müracaat sırasına göre yapılacaktır.
“UZUNKÖPRÜ HALKININ MENFAATİ 3-5 KİŞİNİN MENFAATİNDEN ÇOK DAHA BÜYÜKTÜR”
Yani sessiz sedasız bir gece yarısı başvurular alınıyor. Ondandır ki Bülbül Ormanını almak için başvuran şirketlerin başvuru saatleri gece yarısını 3 dakika 5 dakika geçe yapılmış. Aslında Türkçesi, yönetmelik değişikliği ile denilen şu ben bu alanları dilediğim kişilere vereceğim sen muhalefet belediyesi olarak önümde durma, gölge etme.
Buna karşılık Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Sayın Akif Hamzaçebi yapılan yönetmelik değişikliğinin iptali için Danıştaya dava açmıştır. Yani aslında hem genel siyasette hem yerel siyasette biz Orman arazilerinin “Özel Ağaçlandırma” adı altında birkaç kişiye verilmesine karşı mücadele etmişiz ediyoruz da.
Daha sonra 2006 yılında bir kısmı arazi de şimdi gündemimiz olan “Özel Ağaçlandırma” adı altında belirli kişilere tahsis edilmiştir. Bunun üzerine Çiftçi Malları Koruma Kurulu kesilen ağaçlar konusunda ihbarda bulunuyor. Orman Genel Müdürlüğü de 2007 yılında aslında Orman bizimdir diye dava açıyor. Bu davayı 2016 yılında kazanıyor. Mahkeme kararıyla bir alan hazineye tescil ediliyor. Yukarıda tespitte okudum bir kısmı otlakıye bir kısmı mesire alanı olan Bülbül Ormanı devletin mülkiyetine geçiyor. Şimdi soruyorum; Mülkiyeti devletin, kullanım hakkı halkın olan bir orman nasıl ve hangi yasaya dayanılarak, halka ve halkın iradesinin vücut bulmuş olan Belediyeye rızası sorulmadan, oluru alınmadan 3-5 kişinin menfaatine sunuluyor. Uzunköprülülerin Dallığını, Bülbül Ormanını kim elinden almak istiyor? Uzunköprü halkı buna izin verir mi soruyorum? Uzunköprü halkının menfaati 3-5 kişinin menfaatinden çok daha büyüktür değerli katılımcılar. Ali hocamın muazzam fotoğraflarında gördüğümüz içinde yaşamı barındıran bu alana “Orman Vasfını Yitirmiş” demek en hafif tabirle vicdansızlıktır. Bakın İlçemizin her yerinde billboardlara astık, biz o güzellikleri, o yaşamı, o anıları fotoğraflara bakıp yad etmek istemiyoruz yaşamaya ve yaşatmaya devam etmek istiyoruz.
Bülbül Ormanında, herkesin anıları var, canlılar var, yaşam var, doğa var aslında Bülbül Ormanında Uzunköprü var.3-5 kişi ceviz ekecek diye bu muhteşem habitatın yok olmasına ve Uzunköprü’nün akciğerlerinin solmasına asla izin vermeyeceğiz.
“ÇOCUKLARIMIZA MİRAS BIRAKACAĞIZ”
Nasıl ki o ağaçların dallarında kurulmuş salıncakta büyüklerimiz bizi sallıyordu bizde çocuklarımızı, torunlarımızı o ağaçların dallarında kurulmuş salıncaklarda sallayacağız. Bize emanet olan bu emsalsiz güzelliği aynı şekilde çocuklarımıza miras bırakacağız. Biz bir ağaç dahi zarar görmesin diye Uzunköprü’nün tüm dinamikleri ile haklı mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz.
Son olarak, bütün Uzunköprülüleri, bütün vatandaşlarımı bu mücadeleye ortak ve destek olmaya davet ediyorum. Bülbül Ormanı Uzunköprülülerindir ve öyle kalacak.
CHP İLÇE BAŞKANI ÇETİNER; “AKP İLÇE BAŞKANININ SAMİMİYETİNE GÜVENMİYORUM”
Başkan Becan’ın konuşmasından sonra söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Uzunköprü İlçe Başkanı Muammer Çetiner;
“Öncelikle 4 gün önce kaybettiğimiz 13 vatandaşımıza Allah’tan rahmet ve başsağlığı diliyorum. Kısa bir süre önce bülbül korusu olarak bildiğimiz yerin birilerine özel ağaçlandırma sahası olarak peşkeş çekildiği haberini aldık. Hemen harekete geçtik. Belediye başkanımızla orman işletmesi ile temesa geçtik. Milletvekilimiz ile görüştürdük. Dallık alanının bir yer bırakıyoruz diyerek çalışma yapıldı. Uzunköprü halkı adına Kent Konseyi harekete geçti ve itiraz dilekçeleirni oluşturduk. Hemen ardından AKP ilçe başkanının bu konuda yerel basında açıklamalarını gördük. “Uzunköprü halkı müsterih olsun. Konunun takipçisi olacağız. Dallık alanını mesire yeri olarak tescil yaptıracağız” dediler.
Ancak burada bir yanılma var. Sadece dallık alanı değil bu bülbül korusunun 1 metre kare alanının bile dışarıda bırakılmadan aynı şekilde kalmasını istiyoruz. Bu konuda samimi iseniz gelin beraber ne gerekiyorsa mücadele yapalım. Yanımızda olun. Ama baktım o gün itiraz dilekçelerind AKP ilçe başkanının başvurusu yok. Bu arkadaşların samimiyetine nasıl inanıyorum. Bu 4 şirket kimdir, bu şirketlerle sizlerin bağlantınız nedir, bu acelecilik nedir gecenin 12.05 ‘de başvuru nedir, burada önceden hazırlanmış tezgahlar var. Samimi olmadıklarını daha önceden de gördük. Yeniköy’de gördük. Bazıları bu araziye bedevadan konmak istiyor. Git icradan dolu arazi var. Ama sonuçta bedavadan konmak istiyorlar. Biz bu işin sonuna karşı çıkıyoruz. Vatandaşlar mennun değil. Herkes rahatsız. İnsanlar mesut, mutlu olsun. Bunun içinde CHP olarak sonuna kadar mücadele edeceğiz.” Dedi.
İYİ PARTİ İLÇE BAŞKANI İBRAHİM ERKAL; “AK PARTİ BU İŞİN NERESİNDE VE KİMİN YANINDADIR.”
CHP İlçe Başkanı Muammer Çetiner’in ardından söz alan İyi Parti İlçe Başkanı İbrahim Erkal’da konu hakkında şu ifadelere yer verdi;
“Nemrut azgınlığının önünde bir engel olarak gördüğü Hazreti İbrahim’i (ki üç semavi dinin ortak atası ve peygamberidir) ateşe atarak cezalandırmak ister. Meydanın ortasına dev bir ateş yaktırır. Ateşi gören canlıların tümü etrafa kaçışır. Ancak bir karınca müstesna. Ağzında bir damla su ile bir karınca devasa ateşe doğru telaşla koşturur.
Onu gören bir başka karınca “Nereye böyle telaşla” diye sorar. Karınca “Duymadın mı Hazreti İbrahim’i ateşe atacakmış Nemrut” deyince. Diğer karınca alaycı bir ifadeyle, “Ateşi görmedin herhalde. Kocaman bir ateş. Kaçmaktan başka çare yok. Ağzındaki bu bir damla su ile mi o ateşi söndüreceksin” der. Bizim karınca, “Hiç olmazsa yönümüzü belli olsun” diye karşılık verir.
Kıssa bu. Yüz yıllardır anlatılır, herkes kendi payına düşeni alır.Uzunköprü halkı olarak bu konuda tarafımız belli.Onun içindir ki karınca misali nettir. Şimdi sormak istiyorum. Sorarkende siyasi olarak değil, vicdani olarak soruyorum. Siyasi iktidar olan AK Parti bu işin neresinde ve kimin yanındadır.” Dedi.
KENT KONSEYİ BAŞKANI AKBAL; “BU ALAN UZUNKÖPRÜ HALKININ KALMALIDIR”
Son olarak konuşan Uzunköprü Kent Konseyi Başkanı Memet Akbal’da bu alanın Uzunköprü halkının olduğunu ve Uzunköprü halkının olarak kalması gerektiğini belirterek şu açıklamayı yaptı;
“Yaklaşık 2 haftadır devam eden Bülbül ormanının büyük bir bölümüne özel ağaçlandırma, özel imar/ihya yapılmasına karşı tüm Uzunköprü bileşenleri ile birlikte yürüttüğümüz mücadeleye büyük destek veren, yirmi yıldan fazla süre ile Bülbül ormanı ve buradaki yaşamı fotoğrafları ile belgeleyen Ali Çıtak hocamızın sergisine hoş geldiniz.
Uzunköprü Belediyesi mücavir alanında ve ilçemiz Mescit Mahallesi sınırları içerisinde yer alan, çok eski zamanlardan beri ilçemiz ve çevresinde yaşayan insanların Mayıs ayı içerisinde sosyal bir etkinlik gerçekleştirdiği, yıl içerisinde de zaman zaman dinlenmek, huzur bulmak için gittiği ve “Dallık “ diye adlandırdığımız ,“Bülbül Koruluğu”nun da içinde yer aldığı 9000 dönümlük Bülbül Ormanı büyük bir parçalanma ve orman ekosisteminin yok olması tehlikesiyle karşı karşıyadır. İlimizin nadir ve sayılı, ilçemizin tek orman ekosistemi olan Bülbül Korusunu da içine alan 9000 dönümlük orman, mera, gölet ve mezarlık alanı korunması gereken önemli kamusal alanlar olduğundan özel ağaçlandırma başvurularının tümünün reddedilmesine karar verilmesini ve gerekçelerini içeren başvurumuzun valilik makamına gönderilmek üzere ilçe kaymakamlığımıza teslim ettik. 9000 dönümlük ve Orman Bütünlüğü olan bir meşe ormanı içerisindeki ağaçların büyük bir bölümünü keserek yerlerine ceviz ağaçları dikmek yeni bir orman yapmak değil aksine oradaki ormanın, ekolojik sistemin tüm flora ve faunası ile yok edilmesi anlamına gelmektedir. Bu orman içinde nesli tehlike altında olan fauna türlerinden hayvanlar ile bu ormana ait tespit edilmiş endemik flora türleri de mevcuttur. 1999 yılında Edirne Valiliği Kültür Müdürlüğü yayınlarından olan ‘’Trakyanın Anıtsal ve Korunması Gereken Ağaçları’’ adlı Prof. Dr. Faik Yaltırık ve Yar. Doç. Dr. Güler Dalgıç tarafından yazılan kitabın 12- 13 sayfasında ‘Uzunköprü- Hasanpınar köyü arası Kırkavak köyü üstündeki 1500 hektardan fazla (Bülbül Hacı Dağ serisi) alanı kapsayan Bülbül Korusu ağaç formunda Katran Ardıçları ve çeşitli türde meşe ağaçları bulunmaktadır’ yazmaktadır. ‘Güler Yaltırık’ adını verdiğimiz anıtsal Katran Ardıcı (juniperus oxicedrus) Trakya’da sadece Bülbül Korusunda bulunan ardıçlar arasındadır. Uzunköprü, çevre köy ve kasabalardan gelen halk Mayıs ayında eğlenceler yaparak bahar bayramını coşkuyla kutlarlar. Buranın milli park haline getirilmesi uygun görülmektedir.’ denilmektedir. Ege Üniversitesinden Prof. Dr. Bayram Göçmen ve ekibi tarafından tekrarlanarak yapılan çalışmalarda Bülbül ormanı bölgesinde ‘’yöresel zehirsiz yılan’’(sarı yılan) olarak adlandırılan bir yılan türünden söz edilmektedir. Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 2018 yılı İl Çevre Durum Raporunda bölgede nesli neredeyse tehdit altında olan ELAPHE SAUROMATES ( Sarı Yılan ) canlısının Bülbül Ormanımızda yaşadığı resmen tespit edilmiştir. Bu çalışmada bölgede yaşayan semender türleri ve sayıları tespit edilmiş ve yok olmalarının önlenmesi için doğal yaşam alanlarının korunması gerektiği vurgulanmıştır. Tarihçi ve Fotoğraf sanatçısı Ali Çıtak bölgede Küpeli su yılanı ve Sarı yılan türlerinin bölgede yaşadığını tespit etmiştir. Bölgenin birçok yerli ve göçmen kuş türüne ev sahipliği yapması, karaçalı ve meşe ile bal üretimi için önemi, otlakıye olarak kullanılan alanları ile hayvancılıktaki önemi, bölgemizin oksijen deposu olması ve birçok nedenden dolayı özel ağaçlandırma taleplerinin tamamının reddedilmesi sağlanıncaya kadar toplumsal, bilimsel ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Sayın Ali Çıtak hocamıza Uzunköprü halkı adına mücadeleye katkıları için teşekkür ediyorum.” dedi.
SERGİ AÇILDI
Yapılan konuşmaların ardından atılımcılar Ali Çıtak’ın Bülbül Ormanı ‘nın Güzellikleri” isimli fotoğraf sergisini birlikte açtı.
