Meriç Ziraat Odası Başkanı Ömer Ergin, tarıma elverişli ve verimli toprakların yanlış kullanımından dolayı her yıl yaklaşık 100 bin dekar arazinin kaybedildiğini söyledi.
Yaşanan durumun tarımsal üretimi etkilediğini dile getiren Ergin, toprak ve doğaya karşı duyarlı olunması gerektiğini kaydetti.
Meriç Ziraat Odası Başkanı Ergin, tarım potansiyeli olan arazilerin korunması gerektiğini ifade etti.
Tarım topraklarının amaç dışı kullanılması ve sanayi atıklarıyla kirlenmesiyle birlikte yok olduğuna dikkat çeken Ergin, “Etrafınıza bakarak veya kentin bir kaç kilometre dışına çıkarak tarım topraklarının nasıl amaç dışı kullanıldığını görebilirsiniz. Yaşadığınız yerin, semtin bir zamanlar tarım arazisi olduğunu, en azından bağ, bahçe, bostan olduğunu hatırlarsınız veya tahmin edebilirsiniz. Bu nedenledir ki, büyük kentlerde kimi ilçelerin, semtlerin adında “ova” vardır. İzmir’in Bornova ilçesi gibi” dedi.
Geçmişte ova şimdi sanayi sitesi
Geçmişte verimli araziler olarak kullanılan bağ, bahçe ve tarlaların günümüzde sanayi ve imara açıldığını anlatan Ergin, “Ovalarda tek sorun tarım topraklarının amaç dışı kullanımı değil, aynı zamanda ovalar atıklarla kirletiliyor, çoraklaşıyor, verimsizleşiyor. Bir başka önemli tehlike, tarımsal faaliyetten, üründen para kazanamayan toprak sahibi kendisine gelen “kat karşılığı konut” önerisini kabul ederek arazisini elden çıkarabiliyor. Devlet yatırımları, karayolları, önemli projeler yapılırken tarım toprakları cömertçe gözden çıkarılıyor. “Yol medeniyettir” denilerek, otoyollar, duble yollar çoğunlukla ovaların ortasından geçiriliyor” ifadelerini kullandı.
“Tarım toprakları korunmalı”
Tarım arazilerinin devlet-vatandaş işbirliğiyle korunası gerektiğini vurgulayan Ergin, şöyle devam etti: “5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 14. Maddesi’ne göre, tarımsal üretim potansiyeli yüksek, toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovaların, büyük ova koruma alanı olarak belirlenmesi, gerek gıda güvenliğinin sağlanması, gerekse de gelecek kuşakların gıda hakkının güvence altına alınması açısından büyük önem taşıyor. Böylelikle bu alanlarda toprak bozulumu önlenirken, tarım alanlarının tarım dışı amaçlara tahsis edilmesi de engellenmiş olacak.
Tarım arazilerimizin korunması başta gıda güvenliği olmak üzere topraklarımızı gelecek nesillere bozulmadan bırakabilmemiz için de son derece önemli. Türkiye 2001’den itibaren tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 9’unu kaybetti. 2001 yılında 26,4 milyon hektar olan tarım arazilerimiz, 2014 yılında 24 milyon hektara geriledi. 13 yılda 4,5 İstanbul büyüklüğünde (2.4 milyon hektar) tarım arazisi kaybettik.
Özetle, tarımın ve ülkenin geleceği için ovaları, her karış toprağı gözümüz gibi korumamız gerekiyor. Bu konuyu TEMA Vakfı gibi herkesin desteklemesi gerekir.”
