Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gözümün Nuru Namaz

Namazın sıhhati için namaz öncesi birtakım hususlara dikkat etmek gerektiği

Namazın sıhhati için namaz öncesi birtakım hususlara dikkat etmek gerektiği gibi namaz kılarken
de belli hususlara dikkat etmek gerekmektedir. Namaz içinde dikkat edilmesi gereken en önemli
husus namazın huşû ile kılınmasıdır. Çünkü namaz, belli söz ve hareketlerden ibaret bir ibadet
değildir. Kalbin ameli olan huşû namazın ruhu kabul edilmiştir.
Huşû, Allah’ın (c.c) azameti karşısında kulun sükûnet ve tevazu içinde bulunma halidir. Namazın
fert ve topluma fayda sağlaması huşû ile kılınmasına bağlıdır. Âyet-i kerimede, “Gerçekten
müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler” buyrulmuş olması
namazdaki huşûun önemini göstermekledir.
Peygamber Efendimiz de (s.a.v) namazdaki huşûun önemine işaretle, “Bir kul namaz kılmak
için ayağa kalktığı zaman, nefsi, yüzü ve kalbi ile Aziz ve Celil olan Allah’a yönelirse, Allah da
ona rahmetiyle yönelir ve dine muhalif bir iş yapmadıkça ondan rahmetini geri çevirmez”
buyurmuştur.
Yine Hz. Peygamber (s.a.v), şöyle buyurmuştur: “Kim, içinden dünya ile ilgili (namazın huşusunu
bozacak) bir şey geçirmeden iki rekât namaz kılarsa, geçmiş günahları affedilir.”
Namazı huşû ile kılabilmek için namazın farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini ve edeplerini de
hakkıyla yerine getirmek gerekir.
İmâm-ı Rabbânî (k.s) bu hususa şöyle dikkat çeker: “Bu fakire göre namazın tam ve mükemmel
olması için, fıkıh kitaplarında ayrıntılı olarak açıklanan namazın farzlarını, vâciplerini, sünnetlerini
ve müstehaplarını yerine getirmek gerekir. Bu dört hususun dışında namazın tam olmasını
etkileyecek beşinci bir şey yoktur. Namazdaki huşû da bu dört konunun içindedir. Kalbin haşyeti
de bunlara bağlıdır. Bazıları bu dört konuyu yalnızca bilmekle yetinmişler, bunları uygulamada
gevşek ve ihmalkâr davranmışlardır. Kuşkusuz namazın üstünlük ve faziletinden böylelerinin
paylarına düşecek olan şey çok az olacaktır. Resûlullah (s.a.v) hadis-i şerifte, ‘Namaz ancak kalp
huzuru ile olur’ buyurmuştur” ,
Çuvalın Peşinde
Revnaku’l-Mecâlis’te şöyle anlatılır: Adamın birinin çuvalı kaybolur. Çuvalı kime verdiğini bir türlü
hatırlayamaz. Bu sırada namaz kılmaya durur ve namazda çuvalı kimin aldığını hatırlar. Selâm
verip namazdan çıkınca kölesini çağırır ve,Falan kimseye git, çuvalı geri iste!” der. Kölesi ona,
“Çuvalı ne zaman hatırladınız?” diye sorar. Adam,
“Namaz kılarken” der. Köle,
“Efendim, demek ki siz Yaratana ibadet peşinde değil, çuvalın peşinde imişsiniz” deyince, bu
güzel sözü ve sağlam itikadı sebebiyle köleyi âzat eder. ,
Ayette buyrulmuştur ki; “Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık
istemiyoruz; seni biz rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ sahiplerinindir.”
Namazın da Çaresi Yok mu?
Bir adam meşhur bir hocaya gelerek sorar: “Hocam her şeye çare buluyorsunuz, fetva
veri-yorsunuz. Kolaylaştırıyorsunuz. Namazın da çaresi yok mu? Günde beş defa, işimizin
arasında zorlanıyoruz.” Hoca, “Yarın gel, biraz araştırayım” der. Ertesi gün adam gelir. Hoca fetva
bulmuştur. “Sen bir tane istiyordun, ben sana birçok yol buldum” diyerek adama müjde ve¬rir.
Adam sevincinden, “Gerçekten büyük hocaymışsın, birçok hocaya gittim, namaz kılmamak için
kimse fetva verememişti” der. Sonra, “Nedir hocam, söyler misin?” diye sorar. Hoca ilk fetvayı
verir:
“Ölü olacaksın, ölü olana namaz yoktur.” Adam cevaba şaşırarak biraz da kızarak, “Bu bana
uymadı hocam, akla da uymadı, sen diğer fetvayı söyle” der. Beş vakti üç vakte indirse dahi kâr
bilecektir. Hoca ikinci fetvayı söyler:
“Deli olacaksın.” Adam, “Deliyken zaten namaz kılamam hocam, bu da olmadı, sen başka söyle”
der. Hoca devam eder: “Çocuk olacaksın.” “Çocukluk biz¬den geçti hocam. Çoluk çocuk sahibi
olduk.”
Hoca devam eder: “Hayız olacaksın.”
Adam, “Hiç erkek hayız olur mu?” diye karşılık verir. Sonra üzüntüyle sorar: “Hocam yoksa bitti mi
fetvalar?” Hoca, “Üzülme, bir tane daha var” deyince adamın yeniden gözleri ışıldar. “Nedir o, Allah
aşkına söyle” deyince hoca,
“Nifas olacaksın yani çocuk doğuracaksın. Çocuk doğurana da bir süre namaz yoktur” der. Adam
hem şaşırır hem de kızar. “Hocam, ben erkeğim, çocuk mu doğururum?” der. Hoca taşı gediğine
koyar. “Ölü değil¬sen, deli değilsen, çocuk değilsen, hayız ve nifas değil¬sen namaz kılman
gerekir. Yolcuya, hatta hastaya dahi belli kolaylıklarla namaz vardır. Ancak bu kimselerden bile
namaz düşmez” diyerek nükteli bir şekilde namaz meselesinin ehemmiyetini anlatmıştır.
Namazı kazaya bırakmak büyük günahtır. Kazasını kılmak borcunu kapatmak anlamına gelse
de bu, vaktinde kılmamanın günahını kaldırmaz. Bunun için de tevbe edilmeli ve yanlışa tekrar
düşülmemelidir.
Cennet ehli cehennem ehline sorar “Sizi sakar’a (cehennemin dehşetli vadisine) sokan nedir?
Onlar şöyle der “biz namaz kılanlardan değildik Yoksulu da duyurmazdık batıla dalanlarla biz de
dalardık”
Gerçek namazda bütün mâsivâ aradan çıkar, dünyevî her şey silinir. Kul ile ma’bûd, buluşma
meclisinde beraber olur. Çünkü namaz, mi’râcdaki buluşmanın ardından Hazret-i Peygamber
-Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-‘e Cebrâil’siz bir şekilde farz kılınmış ve böylece araya hiçbir vâsıta
koymadan sırf Allâh ile halvet olabilmeye hasredilmiştir. Bu halvette dâimâ o mi’râcdaki ve hâlini
yaşayan Rasûlullâh -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-:
“Namaz, gözümün nûrudur.” (Nesâî, Ahmed bin Hanbel) buyurmuşlardır.
namazda dikkat edilmesi gereken en ehemmiyetli husus, hiç şüphesiz huşû hâlidir. Namazın
zâhirî tarafını “fıkıh” tanzîm eder. Fıkıhsız bir namaz mümkün değildir. Ancak huşûdan uzak,
darmadağınık bir kalb ile de namaz muteber olamaz.
Hem müslüman hem namaz kılmayan bir müslüman düşünmek gerçekten zor. Sahabi
efendilerimiz zamaninda müslümanin namazssız olmasi düşünülmeyen bir meseleydi. Amel
olarak sorulacak ilk sorguda namazdır eğer o kolay olursa diğerleride inşaallah kolay olacaktir.
Rabbimiz bizleri bir vakit dahi namazı kılmayanlardan eylemsin şayet kılmayanlarada bu şuuru
nasip eylesin.Amin