Meriç Ziraat Odası Başkanı Ömer Ergin, Türkiye’nin tarım politikasında uyguladığı ithalatın ülke geleceğini riske attığını belirterek, “Ağlanacak halimize güler olduk. İthal samana muhtaç hale getirildik. Bu arada ithal hayvanla, ithal samanla ülkeye birçok hastalığın gireceğini de unutmamak gerekir” dedi.
Saman başta olmak üzere ülkenin tarım sektöründe birçok ürünü ithal etmesi nedeniyle tarım politikalarının iflas etme eşiğine geldiğini söyleyen Meriç Ziraat Odası Başkanı Ergin, “Türkiye gibi tarım potansiyeli bu denli yüksek, yılda ortalama 5 milyon hektar tarım arazisi boş kalan Türkiye’nin saman ithal etmesi tam bir beceriksizlik. Tarım politikasının iflas ettiğini gösteriyor. Bu yıl saman üretiminde bir sıkıntı var. Uygulanan hayvancılık politikasında çok daha büyük sıkıntı var. Ülkenin saman ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Doğu ve Güneydoğu’da çiftçi buğday ve arpa tohumunu değiştiriyor. Sapı kısa danesi daha çok tohumlar ekiyor. Bunun saman üretimini azaltacağını kimse hesaplamıyor. Yeni ürüne uygun hasat tekniği uygulanıyor. Biçerdöver üstten biçerek sapı tarlada bırakıyor. Bunun saman kıtlığına yol açacağını da kimse hesaplamamış. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı deyim yerindeyse uyumuş. Planlama yapmamış. Şimdi saman ithal ediliyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı koltuğuna oturan her bakan “yerli üretimi artıracağız” “ithalatı durduracağız” diyor. Fakat ithalatı durdurmak bir yana özellikle hayvancılıkta her şey ithal ediliyor” ifadelerini kullandı.
“ÇOBANIMIZ BİLE İTHAL”
Ergin, tarımdan hayvancılığa ve çobana varana kadar yapılan ithalatın oldukça yüksek rakamlara ulaştığının altını çizerek, şöyle dedi: “Hayvancılık yapmak için hayvan materyali ithal ediliyor. Süt hayvancılığı yapanlar damızlık düve, besicilik yapanlar besilik dana ithal ediyor. Koyun, keçi yetiştirenler damızlık ithal ediyor. Hayvanı ithal ettiniz iş orada bitmiyor. Hayvanı ne ile besleyeceksiniz? Yem vermeniz gerekiyor. Yem ham maddesinin başta soya, mısır ve diğer ürünler olmak üzere yaklaşık yüzde 50’si ithal ediliyor. Kaba yem yedireceksiniz. Saman da ithal. Sonra hayvanlara çoban lazım, bakıcı lazım. O da ithal. Eskiden Moldovyalılar vardı. Şimdi Suriyeliler çoban oldu. Hayvanınız hastalandı, aşı yapmanız gerekiyor, ilaç tedavisi uygulayacaksınız. O da ithal. Yetiştirdiğiniz hayvan et ihtiyacınızı karşılamıyor. Et fiyatı yükseliyor. Bu kez et ithal ediliyor. Hayvanınızın verimli ırk olmasını, sütveriminin, et veriminin yüksek olmasını istiyorsunuz. Bunun için suni tohumlama yapacaksınız, sperma da ithal”
“İTHAL HASTALIKLAR KAPIDA”
Hayvan ve saman ithalatı nedeniyle bulaşıcı birçok hastalığın da ülke topraklarına girebileceğine dikkat çeken Ergin, “İthal olmayan tek şey kaldı. Bunu da söylemeye dilim varmıyor. Ağlanacak halimize güler olduk. İthal samana muhtaç hale getirildik. Bu arada ithal hayvanla, ithal samanla ülkeye birçok hastalığın gireceğini de unutmamak gerekir” diye konuştu.
