Trakya Kent Konseyleri Birliği Lüleburgaz Kent Konseyi ev sahipliğinde bir araya geldi. Toplantı da Trakya’nın sorunları ele alınırken, yapılacak olan çalışmalar masaya yatırıldı.
Divan Edirne KK başkanı Ziya Gökerküçük, Uzunköprü KK başkanı Mehmet Akbal ve Lüleburgaz Kent Konseyi başkanı Necmiye Demircan’dan oluştu.
Trakya Kent Konseyleri Birliği Başkanı Ziya Gökerküçük kent konseylerinin oluşma amacına ve tarihine değindiği konuşmasında; “Kent Konseyleri, ülkemizde AB yasalarının zorlaması ile mevzuata girmiş bile olsa toplumsal bir talebin de karşılığıdır. Ki mevzuat olmadan birçok kentte kurulmuş bulunan Kent Konseyleri vardır. Merkezi ve yerel idarelerin yanında sivil örgütlerin yönetimlere katılımıdır Kent Konseyleri. Çünkü Kent Konseyleri; izleyen, katılan, destekleyen ve toplumsal denetime olanak yaratan konumu ile sivil örgütlenmelerdir.” dedi.Her toplantının ana gündemi olan; “Trakya Ekolojisine Saldırılar ve Hukuki Durum” başlıklı sunumu ise TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyon üyesi ve Trakya Platformu Hukuk Kurulundan Av. Bülent Kaçar yaptı. Kaçar Trakya’yı tehdit eden tehlikeleri sıraladı: “Ergene nehri kirliliği ve Ergene Derin Deniz Deşarjı, Taş ve Kalker Ocakları, Altın, Bakır, Gümüş Madenleri, TRAKAB ile İktidara Teslim Edilen Trakya Planlaması, Enerji Üretim Alanları Plan Değişiklikleri ve Termik Santral İlişkisi, İğneada Nükleer Santrali, Meraların ve tarım arazilerinin talanı, Meriç Nehrinden OSB’lere su temini, Trakya Sularının Geleceği, Kontörlü Ön Ödemeli Su Satımı, Kent yollarının ücretli otopark yapılması, Yeşil alanların cafe – restoran-lokal işletmelerine tahsisi, Hava Kirliliği ile mücadele edilmemesi, Trakya Planlaması, Meclislerin İmar Değişiklikleri.”Kaçar; sermayenin Trakya’da termik santral ve nükleer santral yapabilmek için planlarda enerji üretim alanı adı altında değişiklikler yapmaya çalıştığını ancak Trakya Platformunun bilim ve hukuk kurullarının itirazları ile bu güne kadar bunu başaramadıklarını belirtti. Şu anda Çerkezköy, Kapaklı ve Vize’de üç enerji üretim alanı için mücadele etmekte olduklarını belirten Kaçar bu mücadelede halkın katılımının önemli olduğunu ve hazırlanan dilekçelere çok sayıda Trakyalının imza atarak çevre ve şehircilik müdürlüklerine itiraz edilmesi gerektiğini belirtti. Trakya ve Türkiye’de enerji açığı olmadığını belirten Kaçar; ilgili bakanlıkların bunu belirtmelerine rağmen enerji tesisleri kurmak için Trakya’ya saldırmalarının başka nedenleri olduğunu söyledi. Trakya havza planlarının İstanbul Belediye şirketine devredilmesinin yanlış olduğunu ve bundan yerel idarelerin ve TRAKAB’ın sorumlu olduğunu belirten Kaçar ülke ve yerel idarecilerin farklı siyasetlerden olmasına rağmen uzlaşmasını anlayamadığını belirtti. Özellikle bölgemizde havaalanı, yol, konut gibi inşaat alanları çoğaldıkça taşocağı ve kalker ocağı sayısında artışlar olacağını ve bunların da bölge su ve arazilerine zarar verdiğini belirten Kaçar, Trakyalıların daha örgütlü olarak mücadele etmelerinin zorunlu olduğunu söyledi.
