OTAŞ tarafından Saros Körfezi Sazlıdere sahilinde planlanan sıvılaştırılmış gaz limanı projesiyle ilgili itiraz üzerine mahkemece yapılan keşiften sonra bilirkişi heyetine verilen 60 günlük süreç başlarken, kuruluşun kendi ÇED raporunda dahi gerçeklerin itiraf edildiği ileri sürüldü. Davacı Saros Gönüllüleri Dayanışması Vekili Av. Bülent Kaçar, söz konusu raporda denizde yapılacak dolgu alanındaki ekosistem servislerinin sekteye uğrayacağı, özellikle balık ve planktonik canlılar için istenmeyen koşullar meydana geleceğine dikkat çekildiğini bildirdi.
Av. Kaçar, 1. derece deprem bölgesindeki böyle bir tesisin tehlikeli doğalgaz depolaması ve naklinin tüm bölgeyi, köyleri, canlı yaşamını, ormanları, tar-laları faciaya komşu yapacağını belirttiği açıklamasında, “Saros Gönüllüleri Dayanışması sadece Saros Körfezi değil Ege ve Trakya’ya ekolojik yıkım ve kırım getirecek bu liman ve boru hattı projesine karşı bilim ve hukukun önderliğinde mücadeleye devam edecektir” dedi.
Av. Kaçar şunları söyledi:
“BOTAŞ’ın hazırlattığı ÇED raporunda dahi gerçekler itiraf ediliyor. Raporda, ‘Dolgu sırasında deniz suyunun bulanması özellikle balık ve planktonik canlılar için istenmeyen koşullar yaratabilmektedir. Denizde yapılacak dolgu alanındaki ekosistem servisleri sekteye uğrayacak’ denilmiştir. Olumsuz etkiler Saros Körfezindeki tüm ekosisteme zarar verecektir. Denize 156.000 m3 dolgu yapılacak diyen BOTAŞ denizin içine bu kadar çok kimyasalları, dolgu malzemelerini dolduracağını ama Saros Körfezinin zarar görmeyeceğini söylüyor.
ÇED raporunda; 50- 100 adet ‘100.000 DWT kadar gemilerin'” yani 100 bin tonluk gemilerin Saros körfezine girip çıkacağını BOTAŞ yazmıştır. 17 kilometrelik boru hattı boyunca ne kadar tarım alanı ve ormanlık alan mahvedilecek ne kadar ağaç kesileceği bilinmez haldedir.
BOTAŞ projenin asıl amacını ÇED raporunda “Aynı zamanda çevre ülkelerde yaşanabilecek ihtiyaçlarda Türkiye, gaz satarak da para kazanabilecek” diye yazmıştır. Keza BOTAŞ avukatı Edirne İdare Mahkemesine verdiği dilekçede BOTAŞ’ın doğalgaz alımı taahhüt ettiği doğalgazı dış ülkelere pazarlamak amacıyla bu projenin yapılacağını yazmıştır.
BOTAŞ’ın ÇED raporu bilime aykırı hazırlanmıştır. Proje alanının hemen önünde bulunan balık üreme alanlarından olan Deniz Çayırlarının (Posidonia oceanica) başka bir yere taşınacağını yazmak bilime ve ÇED yönetmeliğine açıkça aykırılıktır. Türkiye’de deniz çayırı taşımanın örneğinin olmadığını söyleyen BOTAŞ nasıl da fantastik bir ÇED raporu hazırladığını itiraf etmektedir. Sahada mevsimsel çalışmalardan yapılmadan, bilimsel araştırmalara, gerçek verilere dayanmadan, halka rağmen proje yapılırsa bu saçmalıklar bu gerçekler ortaya çıkar.
ÇED raporu bölgede endemik bitki türü yok derken bilimsel araştırmalar proje etki alanı ve türlerin yayılış alanlarında 6 ayrı endemik türün ve 26 ayrı nadir türün bulunduğunu saptamıştır.
1.Derece deprem bölgesi olan Saros körfezinde dolgulu liman ve boru hattı projesi demek bu halkın paralarının büyük bir riske atılması demektir. Deprem bölgesinde tehlikeli doğalgaz depolaması ve nakli tüm bölgeyi, köyleri, canlı yaşamını, ormanları, tarlaları faciaya komşu yapmaktır.”
